25 Mart 2014 Salı

Trajikomik hikayem

Dün öyle bir gün geçirdim ki, hayatım boyunca asla ama asla, hem unutamayacağım hemde sık sık anlatacağım. Çınar'ın yine her zamanki gibi kendini yerden yere atma anlarından birisinde kuzenim kafasını yere vurmasın diye bileklerinden çeker ve Çınar genelde yapmayacağı bir şiddetle ağlamaya başlar ve olayımız da böylelikle başlar. Ne yaptıysak ne ettiysek susturamadık, çünkü öyle her canı yandığında zırlayan bir çocuk değildir. Ama bunun öylesi olmadığı belliydi. Sol kolunu hiç ama hiç kıpırdatmıyor, birşey verdiğimizde uzanıp almıyor, müthiş bir bağırtı kopuyor evde. Haydi hastaneye koşalım dedik. İzmir'de Behçet Uz Çocuk hastanesi vardır buralı olanlar bilir, çocuk hastalıkları konusunda uzmandır. Allahım yok böyle bir kalabalık. Acilde "Size buradan yardımcı olamayız, Ortopedi servisinden randevu alın" dedi o ağlayan çocuklardan kafayı sıyırmak üzere olan, saçı başı dağıtmış doktor.  Neyse oradan oraya savrulduk girdik ortopediye. İlk başlarda çok iyi bir enerji aldığım o doktor "Naptıınnn, kolunu mu çektin" dedi sırıtarak ve çığıran Çınar'ın dirseğini bir iki çevirdi, röntgene gönderdi. O zır zır zırlayan çoooocuğum 5 dk. sonra etrafta koşturan çocukları o koluyla göstermeye başladı, ağlaması kesildi, gelene geçene bakıyor gülüyor, koca bir Ohhhh!! çektik, şükür bir şeyi yok diye. Ama yinede röntgenini çektirmek için bekliyoruz. Röntgen çekildi, velhasılı kelam çıktık doktorun yanına, bu arada saat akşam 5 olmuş ve paydos saati, doktor tam kapıdan çıkmak üzereydi ki bize "Peki gelin bakayım" dedi. Röntgene baktı her hangi birşey olmadığını, kolunun dirseğinden çıktığını ve oynatınca yerine oturttuğunu söyledi. OLEYYYY, dedik tam çıkıyoruz,1 dk. 1dk.dedi birşeyi  görmemişim, bilekte çatlak var!! Tanrım nasıl olur? Ve olay bundan sonra başlar.
Alçı odasına geçtik, hayatımın en zor 10 dk.sıydı. Çınar'ı zaptetmek mümkün değil, tüm kolu alçıya aldılar, ve boynundan da askı yaptılar sargı beziyle, yavrum oldu canlı cenaze. Allahım nasıl üzgünüm, ağlamaktan o da bende perişan. Bunun yarım alçı olduğunu, 1 hafta sonra tekrar geldiğimizde tam alçıya çevireceğini ve böyle de 20 gün kadar kalacağını söyledi. Naparız, nasıl atlatırız o koca alçıyla küçücük çocuk, perişanım orada.
Kapıdan çıkıyoruz artık tamam herşey, sırada 1 tane kız çocuğu ve annesi bekliyor röntgen göstermek için, doktor son hasta "ADA" değilmiydi diyor, ben "Hayır ne Adası biz Çınar'ız" diyorum ve röntgenleri karıştıran dikkatsizin en önde elinde bayrakla koşturan şaşkın doktoru, suratında koca bir sırıtmayla "Hahaaa gel gel karışmış" diyor, alçıyı şükür ki daha donmadan kesip çocuğumun kolunu özgürlüğüne kavuşturuyor. Güler misin ağlanacak halimize.. Bu ülkede bu gibi karışıklıklar sonucu neler yaşandı, ne canlar yandı kim bilir. Kime güvenmeliyiz, sağlığımızı emanet ettiğimiz doktorlarımıza mı? Neyse ki hepsi bir olmuyor ve Allaha öncelikle bizim için doğru olan, hayırlı doktor, hemşire, memur, polis, başbakan ile karşılaştırmasını diliyorum.

Çınar mı? O kadar ağlamadan sonra mışıl mışıl uyudu tüm gece ve kolu da keyfi de yerinde çok şükür.

Sağlık dolu bir gün dilerim hepinize :)

14 yorum:

  1. gerçekten çok acayip bir hikaye:)geçmiş olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle, Çok teşekkür ederim Tuğçe :)

      Sil
  2. gerçekten çok zor bir gün geçirmişsin, gözünaydın bişeyi yok Allahtan.Hayırlı doktor, polis, başbakan cümlesine de yürekten katılıyorum:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim çok incesin :)

      Sil
  3. Traji-komik gerçekten de:) Çok geçmiş olsun, ucuz atlatmışsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ayçacım tamda dediğin gibi :)

      Sil
  4. geçmişler olsun yahu gerçekten güler misin ağlar mısın

    YanıtlaSil
  5. Geçmiş olsun. Böyle olayları duydukça filmlerin pek de yaratıcı olmadığını düşünmeye başlıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet haklısınız çokta yaratıcı olmaya gerek yok, ee Türkiye burası..

      Sil
  6. inanmıyorum yaaa bizde böylesi acil durumlarda Behçet Uz' a götürürüz gelmiş geçmiş olsun iyi ki hemen fark edildi de Çınar'cım son anda hay Allah ne denir ki:( geçmiş olsun Cansel'cim.

    YanıtlaSil
  7. Çok teşekkür ederim, evet o meşhur Behçet Uz hepimizin çocuklarını götürdüğü, ne denir ki, talihsizlik mi dikkatsizlik mi bilemiyorum..

    YanıtlaSil
  8. Çok geçmiş olsun. Çocukları kimlere emanet ediyoruz :(
    Mimledim sizi eğer cevap vermek isterseniz :)
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim çok incesiniz, Mim içinde ayrıca teşekkür, cevap vericem elbette :)

      Sil